Göğüs Küçültme

MEME  KÜÇÜLTME

Bazı nedenlerden dolayı göğüsler olması gerekenden daha büyük olabilir. Bu nedenelerin başında, ergenlik döneminde genetik olarak göğüs olması gerekenden daha çok büyüyebilir, hamilelik sürecinde hormon değişikliklerinden dolayı göğüs büyüyüp o şekilde kalabilir, yada bazı hastalıklar, şişmanlama, hormonal ilaçlar gibi etkilerde göğüslerin büyümesine neden olabilir. Neden ne olursa olsun çok büyük meme birçok sorunu da beraberinde getirir.

Büyük Göğüslerin Yarattığı Problemler

  • Büyük meme vücutta bir basınç yaratmasından dolayı yürüyüş ve oturuş gibi postür bozukluklarına neden olur, bu durumun devamı ise omurgalarda dejenerasyon yaratır. Bu durum,
  • Hastalarda boyun, sırt ve bel ağrılarına neden olur.
  • Boyun omurlarındaki dejenerasyon kola giden sinirlerin zarar görmesine ve bu nedenle kolda ve ellerde uyuşmalar ortaya çıkarabilir.
  • Büyük meme fiziksel aktiviteyi kısıtlar bu durum şişmanlığın nedenidir. Şişmanlık ise meme büyüklüğünü daha da arttıracaktır.
  • Büyük meme daha çok sarkar, estetik kayıp sonucu kendimizi beğenmeme gibi arzu edilmeyen sonuçlar oluşturur.
  • Büyük göğüslü kadınlarda kıyafet seçimide sorundur. Arzu ettiğimiz yerine size olanı almak yıllar içinde yaşam kalitenizi düşürür.
  • Büyük göğüslerde oluşabilen, meme altında pişikler ve cilt lezyonları da huzursuzluk yaratır.
  • Göğüslerin büyük olması ile meme bezi miktarı arttığı için meme kanseri olma olasılığını artırmaktadır.

Meme Küçültme ameliyatı estetik kazancın yanı sıra hem sağlıklı hem de kaliteli bir yaşam açısından önemli bir ameliyattır. Bu ameliyat sonucu hemen ertesi gün kişi fiziksel rahatsızlıklarından kurtulmakla kalmayıp, çok daha çekici, küçülmüş ve dik memelere sahip olmaktadır. Küçültmenin hacim olarak teknik bir sınırlaması yoktur. Ne kadar küçüleceğine fiziksel özellikleriniz göz önünde tutularak yaptığımız tavsiyeler doğrultusunda beraber karar vermekteyiz. Kişiye özel seçilen tekniğe bağlı olarak da farklı boyut ve şekillerde izleri olmaktadır. Ancak burada oluşan izlerin belirli belirsiz halde kalması uzmanın konuda nekadar titiz davrandığı ile doğru orantılıdır. Pratiğimizde bu izlerin çok küçük olduğunu deneyimledik. 

Meme Küçültme Ameliyatında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Göğüs küçültme ameliyatı öncesinde doktorunuza  beklentilerinizi detaylı bir şekilde anlatmalısınız. Küçültme ile ilgili bir sınır bulunmamakla birlikte, sizin vücut şeklinize ve isteğinize göre yeni bir meme boyutunda karar verilmesi gerekir. Meme süt bezleri ile yağ bezlerinin karışımı olan bir dokudur. Ve bu yapıların oranları kişinin yaş ve içinde bulunduğu döneme ve genetik yapıya göre değişmektedir. Meme küçültme operasyonunda bırakılan meme dokuları hiç operasyon yapılmamış gibi; kilo alıp,verme, hamilelik, emzirme, menopoz gibi fizyolojik süreçlerde vücut ile bire bir uyumlu hareket etmektedir. Günümüzde kişiye özel seçtiğimiz güvenli teknikler ile sonraki yıllarda o memesiyle  süt verebilmesini garanti etmekteyiz.

Bu ameliyat için bir üst yaş sınırı bulunmamakla birlikte kişinin genel sağlık durumu değerlendirilmektedir. Alt yaş sınırı olarak ise ergenliğini tamamlamış olması tercih edilmektedir. Bunun yanında gerektiği durumda onbeş yaşındaki bir genç kıza da meme küçültme operasyonu yapılabilir. Ender olmakla birlikte, daha ergenlik çağının içinde kendisini jigantomasti dediğimiz dev memeler ile ortaya koyan jüvenil meme hipertrofisi dediğimiz durum söz konusu olduğu zaman tüm dünyada bu yaşta da yapılmaktadır. Bu yaşlarda daha ziyade hareket kısıtlılığı, spor aktivitelerine katılamama, aşırı utanma ve saklama hissi en temel yakınmalardır. Bu gurupta ameliyatın erkene alınmasının da en temel gerekçesini utanma ile başlayan psikolojik sıkıntılar oluşturmaktadır. Be ameliyat ergenliğini tamamladığı onsekiz yaşından itibaren yapıldığında memeler asla tekrar büyümeyecektir. Jüvenil meme hipertrofisi gibi istisnai durumlarda ergenlik tamamlanana kadar bir miktar büyüme gözlemlenmektedir.

Meme Küçültme Ameliyatı

Boyutuna ve sarkıklık derecesine göre  2,5 ile 4 saat süren ameliyatlardır.  Sarkıklığın derecesine göre değişik şekillerde iz oluşur.  Ancak bu izler başlangıçta belirgin, zamanla belli belirsiz hale gelen izlerdir.

Bizim pratiğimizde, hasta aynı gün iki saat sonra taburcu olup evine, ertesi günde işine gidebilmekte; yaygın olanın aksine hastaların yüzde doksanına dren konmamakta ve hastanede yatışı gerekmemektedir. Ameliyatın ilk günü dahil, ağızdan alınan basit ağrı kesiciler dışında herhangi bir ilaç ihtiyacı da bulunmamaktadır